Ana SayfaOkunmalık KitaplarÇOBANIN YORUMUKİTAPLARIN İYİLEŞTİRME GÜCÜ

KİTAPLARIN İYİLEŞTİRME GÜCÜ

 

KİTABIN ADI                 : KİTAPLARIN İYİLEŞTİRME GÜCÜ

YAZARI                          : Hwang Bo-Reum

ÇEVİRMENİ                   : Müge Kübra Oğuz

TÜRÜ                              : Kitap okuma

YAYINEVİ                       : AthikaDestek Yayınları

SAYFA SAYISI               : 190

YAYIMLANMA TARİHİ: Kasım-2025

BASKI SAYISI                : 1. baskı

BAŞLADIĞIM TARİH    : 18 Şubat 2026                                                       

BİTİRDİĞİM TARİH      : 20 Şubat 2026

KİTABIN KONUSU       : Kitap okuma çeşitleri ve yararları

Yaşamımın uzun yılları boyunca Rus ve Batı edebiyatı okumakla geçti. Son on yıldır Çin, Japon, Güney Kore, İran vd Doğu Asya edebiyatıyla yönümü doğu edebiyatına çevirdim. Ne kadar geç kaldığıma üzülüyorum ve telafi etmeye çalışıyorum.

KISACA YAZAR HK.      : Güney Kore’li bibliyofil bir hanım. Kitap okumayı yaşamının merkezine koymuş bir hanımefendi. Oldukça güzel ve yararlı kitap.

KİTAPTAN ALINTILARIM VE ALTINI ÇİZDİĞİM CÜMLELER: 

  • “Yorgun bir akşamda, kendini eksik hissetiğin bir sabahta, bir kitap sayfasında karşına çıkan tek bir cümle seni ayağa kaldırabilir.” Arka kapaktan.
  • “Kalbini dillendirmek, kendine yeniden yaklaşmak isteyen herkes için bir davet. Arka kapaktan.”
  • “Hayatımda karşıma çıkan tüm sorunların ve sorunların cevaplarını kitaplarda aradım.” S.9
  • “Kitapları bilgi edinmek, bilgelik kazanmak ve duygularımıza dokunmak için okuruz.” S.31
  • “Okumanın özünde en önemli şey hatırlamak değil, değişmektir. Bir kitabı okumadan önceki halim ile okuduktan sonraki halim arasında küçücük bir fark bile varsa hatta o kitabı sonradan hatırlamasam bile bu yeterlidir.” S.33
  • “Bu romanı okuduktan sonra nasıl hala roman yazmayı düşünebilmişler ki? Bu kitap insana nasıl yaşaması gerektiğini zaten tamamen anlatıyor.” S.43
  • “Sadece klasikler okunursa, geçmişin zaman ve mekanına hapsolup, şu anda bulunduğumuz yerde yönümüzü kaybedebiliriz. Buna karşılık, yalnızca çağdaş kitaplarla yetinirsek, hayatın özünden uzaklaşıp yüzeysel bir Pratik içinde oradan oraya savrulabiliriz. İşte bu yüzden klasiklerle çağdaş eserler dengeli okunmalıdır.” S.45
  • “Elbette, yarısına kadar okuyup tamamen bıraktığım kitaplar da oldu. Devamını artık merak etmiyorsam fazla düşünmeden kitabı bırakırım. Yarım bıraktığım kitaba karşı pişmaklık hissetmem. Çünkü insanlar arasında olduğu gibi, kitaplar arasında da bir bağ olduğuna inanıyorum. Uyum sağlayamadığınız biriyle zoraki bir ilişkiyi sürdürmektense yeni bağlar kurmak nasıl daha iyiyse, kitaplar içünde aynısı geçerlidir.” S.66
  • “Ama yarım bırakmamak için inatla kitabı sonuna kadar okuyan insanlar da az değil. Okudukları kitabı mutlaka bitirmeleri gerektiğini düşündüklerinden, başka bir kitaba başlamaya cesaret edemiyorlar. Ellerindeki kitabı okumaya devam ediyorlar ama zorlandıkları için de sık sık ellerine alamıyorlar. Böylece yavaş yavaş kitaplardan uzaklaşan çok kişi vardır.” S.66
  • “Sen kitap okumaktan ne bekliyorsun? Sorusuna cevabım şudur: Kitap okuyarak daha sağlam bir insan olmaya çalışıyorum. Daha az sarsılan, daha olgun biri olmayı.. Ne kibirli ne de saf olmayı. Duygularıma karşı dürüst olmayı ama onların esiri olmamayı. Daha geniş çerçevede bilbelik kazanmayı… Dünyayı anlamayı ve insanları tanımayı istiyorum.” S.69-70
  • “Okumak, yalnızca başkalarının düşüncelerini yünelemekten ibaret değildir. Asıl değeri, bize düşünmeye değer ufuklar açmasında yatar.” S.82
  • “Biz kitapları hızlı okumak için değil, daha derinden hissetmek için okuruz. Mesleği gereği kitap okumak zorunda olanlar dışında, hızlı kitap okumak için başka neden yoktur.” S.94 Ben bu cümleyi okuduktan sonra hızlı okumaktan ve kursundan vaz geçtim. (Dersim Çobanı)
  • “Kitabı kapattığımda, sanki kendimi anlama eşiğim bir santim yükselmiş gibi hissederim. Bu duygu, aceleci bir okumanın asla veremeyeceği türdendir.” “ ne kadar hızlı okumak istesen de bir türlü hızlanmana izin vermeyen kitaplar da vardır.” S.94
  • “Yazarlar, mevcut kitaplarını yazarken geçmişte yayımlanmış sayısız kitaptan beslenirler. Tek başına yazıyor gibi görünseler de aslında yalnız değildirler. Zamanı ve mekanı aşarak el ele yazan yazarlardır.” S.105
  • “Kitap okumak için en uygun zaman her zamandır.” Holbrook Jacksonö s.131
  • “Kitaplar hayatın haritasıdır.” Lee Yun-gi s.133
  • “Duygusal biri gibi konuşmak istemem ama eğer artık okuyamaz ya da yazamazsam, hayat benim için bitmiş demektir.” S.137 (Benim için de MY)
  • “Okuma listeniz, başlı başına sizin otobiyografiniz ve ruhunuzun tarihçesidir.” Kim Kyung-uk. S.139
  • “Bir saatlik okumanın dindiremeyeceği bir keder bilmiyorum.” Montesquieu. S.143
  • “Dünyada günde yaklaşık üç kitap okuyan herkes iyi bir okuyucu olarak Kabul ediliyor ancak gerçekte üç veya dört kez okuyacağı tek bir kitaba sahip kişi gerçek kişidir.” S.160
  • “Bizi ısıran ve zehirleyen kitapları okumalıyız. Okuduğumuz kitap kafamıza balyoz indirilmiş gibi bir his uyandırmıyor ise neden okuma zahmetine girelim ki?” s.163
  • “Bütün duygularını kapatıp sadece görmek istediğini gören birinin mutlu olmamasını dilerim.” S.185
  • “Suyun olmadığı bir dünyayı hayal edemeyen insanlar vardır. Ben de kitapların olmadığı bir dünyayı hayal edemem.” S.189
  • “Kitapların olmadığı bir dünyayı hayal edebilirim ama okumanın olmadığı bir dünyayı asla…” s.190

DERSİM ÇOBANI

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehmet Yürek
Mehmet Yürek
1950 Dersim Pulur (Ovacık), Çağperi (Güneykonak Köyü) doğumludur. Ovacık Bölge Yatılı Okulu’ndan sonra, Akçadağ İlköğretmen Okulu’ndan mezun oldu. 12 Eylül 1980 darbesine kadar Dersim, Çemişgezek ve İstanbul’da öğretmenlik yaptı. Faşist 12 Eylül Darbesinden bir süre sonra ayrılarak özel sektöre geçti. Özel sektörün değişik holdinglerinde üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Bu arada iktisat fakültesi ile lisans, MÜ Kamu Yönetiminde ise yüksek lisansını tamamladı. YÖK’ün doktora sınavlarına girip kazanmasına rağmen devam etmeyerek gazetecilik yapmaya başladı. Yazarlığını ve yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Değişim adlı gazetesinde yazdığı bir makalesi nedeniyle darbeci Kenan Evren tarafından “bana hakaret edildi” diyerek hakkında dava açıldı. Yurt içi ve yurt dışında büyük ilgi odağı haline gelen bu davanın duruşmaları; “darbeciler yargılansın” kampanyasına dönüşünce beraat ettirildi. Halen benim cennetim dediği Dersim'de gündüzleri doğayı yaşıyor, geceleri de yazarak yaşıyor.
Benzer Yazılar

Popüler Yazılar

Son Yorumlar